Doğal doğum yapan bir anneden “Altın Kurallar”

Şubat 26, 2010

Daha önce kızı YavruSu’nun “su gibi” doğumuna burada yer veren sevgili anne Evren, doğuma hazırlanan gebelere yardımcı olabilmek için kızının gelişini haber veren ilk kasılmayla onu kucağıma aldığı 3 saat 11 dakika arasında geçen zamanı şöyle anlatıyor:

Eşimle birlikte katıldığımız doğum kursunda öğrendiklerim çok yardımcı oldu, özellikle de izlediğim gerçek doğum videoları. Doğal doğum saplantım yoktu ama sezaryen videosunu izledikten sonra, orada o dakikada karar verdim vajinal doğum yapmaya. Ayrıca bize gösterdikleri vajinal doğum videoları gerçekten çok cesaret vericiydi. Kadınların hiçbirinin gıkı çıkmıyordu doğururken. Gayet konsantre bir şekilde nefes ve rahatlama tekniklerini uyguluyorlar, kursta gösterdikleri pozisyonlarda güçlü bir şekilde yardımcı oluyorlardı bebelerinin dışarı çıkmalarına. Bağırmanın sancı konusunda hiçbir faydasının olmadığını, aksine doğum için çok gerekli olan enerjinin kaybedilmesine yol açacağını öğrendim. Ben de ekstra sessizdim, hatta odada çıt çıkmasına tahammül edemeyip fısıltıyla konuşanları bile susturdum sonlara doğru! Bir de öğrendim ki ben böyle süreçleri içe dönük yaşıyormuşum, kendi halimde.

Gelelim doğum sırasında uyguladığım altın kurallara:

Altın kural 1: Kasılmalar sırasında derin nefes alın! Kursta bize Lamaze nefes ve rahatlama tekniklerinden ikisini gösterdiler. Ben derin göğüs nefesini kullandım, o dakikada o daha iyi geldi. Yavaş yavaş burundan alıp ağızdan veriyorsunuz. Bir de “shallow breathing” dedikleri, 3 kısa 1 uzun dışarı nefes verme tekniği var: ha ha ha huuuu gibi bir şey duyuluyor.

Altın kural 2: Kasılmalar sırasında gözlerinizi kapatmayın, fokal noktanıza sabitlenin! “Sevdiğin bir resim veya bir eşya, özünde sabitlenebileceğin herhangi bir şey kullanabilirsin” demişlerdi kursta; ben oyuncak eşeğim Eeyore’u seçtim, eşimin 10 yıl önce aldığı bir tatil hediyesiydi. Çok yardımcı oldu, çünkü gözlerimi kapattığım zaman sadece acıyı düşünme ve kendimi kaybetme riskim vardı. Eeyore sağolsun, kendisini arada sıkıştırmak için de kullandım.

Altın kural 3: İtme aşamasını doktorunuzla birlikte yönlendirin! Kasılmaların sinüs eğrileri şeklinde (biraz boğaz köprüsüne benzer) bir seyri var, küçükten başlıyor, giderek artıyor ve azalıyor (örnek grafik). Doktorum itmeye başlayabileceğimi söylediği zaman, “bize kasılma gelirken haber ver” dedi. Ben “geliyor” dediğim zaman o başladı: “Derin nefes al, şimdi tut nefesini ve 1-2-3 it, it, it, it…, şimdi dinlen”. Tam olarak nasıl itmem gerektiğini bilmiyordum, kasılmayla birlikte acının içine doğru itmem gerekiyormuş, bir kere kavradıktan sonra kolay oldu. Ama bu arada doktorum monitöre bakmak yerine hep bana sordu kasılmaların gelişini; bir de bebeğimin kafasını elletti ve bu da benim olaya daha bir konsantre olmamı sağladı. Çünkü bu aşama gerçekten zor ve kendinizi bıraktığınız zaman daha da zor oluyor. Örneğin, ben bu aşamanın başında eşime “yapamayacağım galiba, olmayacak” demiştim. Ama eşim, doktorum ve yardımcı hemşire sayesinde gerçekten çok rahat oldu.

Altın kural 4: İtme esnasında aynadan bebeğinizin gelişini izleyebilirsiniz. Hastaneden verdikleri formda “Doğum sırasında ayna ister misiniz?” diye soruyordu. “Bir de kuaför gönderin de tam olsun bari, kız çıkınca annesini güzel görsün tabii; ‘o kadar yoldan geliyoruz, karşılamaya bak!’ demesin sonra” diye geçirdim içimden! Şaka bir yana, iyi ki itme fazının başında hemşire tekrar sordu da istedim; çünkü gerçekten çok cesaret verdi. Minik kafası her ne kadar içimden çıkarken çok büyükmüş gibi gelse de, her itmede biraz daha ilerlediğini görmek ve önce kafasının sonra vücudunun çıkışını izlemek olağanüstüydü. Neden doğum mucizesi dediklerini o zaman daha iyi anladım.

* * *

Bir de kursta öğrenip de uygulamadıklarım var, daha doğrusu eşimin çalışıp da hayata geçiremediği şeyler.

Kursta bir sürü masaj tekniği ve ağrıyla başetme pozisyonu gösterdiler, özellikle de partnerlere uygulattılar. Hatta pirinç dolu bez torbalardan göbek ve meme bile yapmışlardı, erkekler giysin de kadınların ne çektiğini anlasınlar, bu arada kadınlar da kendilerine nasıl masaj yapılmasını istiyorlarsa erkeklere uygulamalı olarak göstersinler diye.

Ben kasılmalar sırasında vücuduma dokunulmasını istemedim, tek istediğim itme esnasında ter içinde kalınca enseme buz koyması ve saçımı toplamasıydı; bir de hemşireyle birlikte itmeme yardımcı oldu. Ben dayanamayacağını düşünüyordum ama her saniye yanımdaydı süper kahramanım! Onun için de büyük bir deneyim oldu aslında; doğumdan sonra arkadaşlarımız hastaneye geldiğinde, herkesin bu deneyimi yaşamasını öneriyordu büyülenmiş bir şekilde.

Annem, babam ve kardeşim de o gün ordaydılar, odanın içinde farklı bir bölmede beklediler. Annem bu tarz sahnelere pek dayanamadığı için ara ara gelip çıktı. Ancak beni vajinal doğum konusunda başından beri destekleyerek manevi olarak hep yanımda oldu, tabii babam da öyle. Kardeşime gelince, onun henüz bu taraklarda pek bir bezi olmamasına rağmen o hafta epey çalıştı minik yeğeninin gelişi için.

Şimdi, ben de bu deneyimi herkese öneriyorum. Biliyorum, doğum kolay bir olay değil. Sancılar gerçekten de çok şiddetli olabiliyor, öyle ki bazı anlarda yapamayacağınızı düşünebiliyorsunuz. Ama bu durumun ne kadar süreceğini bilmek ve önceden hazırlık yapmak çok yardımcı oluyor; ve bittiğinde “iyi ki doğurmuşum, iyi ki bu şekilde doğurmuşum” diyorsunuz.

Vajinal doğumla dikkat çekmek istediğim iki nokta:
1) Kasılmalar acı veriyor ancak iyi olan tarafı yalnızca 12-20 saat arası sürüyor, o da aralıklarla… Hatta esas ağrılı olan kısmı 20 dakika-1 saat arası sürüyor. Ve inanması güç ama gerçek: yavrunuzu kucağınıza aldığınız anda bütün acıyı unutuveriyorsunuz. Şimdi merak ediyorum bu unutma mekanizması nasıl işliyor diye. Yani insanın normalde bir acı hafızası var, örneğin sıcak bir şey ellediğinde eli yanar ve bu acı hafızada yer eder ki bir daha ellemesin, yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürsün diye. Ama doğum acısı icin bu kesinlikle geçerli değil, çok enteresan! Sanırım evrimin bir aşamasında, kadınlar üremeyi durdurmasınlar diye bu acıyı hafızadan silmek üzere bir mekanizma gelişti beyinde…
2) Doğumdan sonra poponuzun üzerine rahat bir şekilde oturamayabiliyorsunuz, çünkü itme yüzünden hemoroid oluşabiliyor; ama kısa sürede geçiyor. Ve doğumda çektiğiniz acıdan sonra iyileşme sürecindeki acılar sizi hiç mi hiç etkilemiyor, artı bir süre ortalıkta “demir kadın” modunda dolanıyorsunuz. Acı macı, sendrom mendrom hak getire!

Olay aslında ön hazırlıkta bitiyor. Sizi nelerin beklediği konusunda bilginiz olduğu zaman korku da azalıyor. Sınava hazırlıklı girmek gibi bir şey: o çalışmış olmanın verdiği güven duygusu –biraz mide bulantısı olabilir tabii ama bu çok normal.

Bir de, hazırlıkları son geceye bırakmamakta fayda var. 25 yıllık öğrencilik deneyimimden biliyorum, o zaman bulantı artıyor!

Herkese sağlıklı doğal doğumlar diliyorum, bebelerle birlikte güzel bir yaşam!

Diğer linkler: Kursta verdikleri materyallerden hazırladığım doğumun aşamaları ve fazları çizelgesi için buraya, doğum örnek videosunu izlemek için şuraya, hikâyenin sonrasını merak ederseniz de buraya gidebilirsiniz.

About these ads

6 Responses to “Doğal doğum yapan bir anneden “Altın Kurallar””

  1. blogcuanne Says:

    Sevgili Evren – yazdıkların her doğumun ne kadar kendine özgü olduğunu gözler önüne seriyor. Ben de ilk bebeğimde doktorumun desteğiyle itmiştim. Ancak şimdi düşünüyorum da, belki de kendi halime bırakılsam daha da rahat yapar, belki yırtıksız atlatırdım.

    Doğal doğumun olayı bu işte, ne zaman ne isteyeceğini bilemiyorsun. O zaman doğrusu doktorumun “İt!” yönlendirmesi gibi gelmişti ama şimdi farklı düşünüyorum.

    Sanıyorum en doğrusu o anda ne hissediyorsan öyle
    davranmak. Dolayısıyla eğer doktorun “it” komutu sizi zorluyormuş gibi geliyorsa “Ben hazır olduğumda yapacağım” demek de yanlış değil aslında…

    Paylaşımın için tekrar teşekkür ederim.

  2. Evren Says:

    Sevgili Elif,
    Çok güzel bir noktaya parmak basmışsın. Ben itme aşamasına geldiğimde ağrıdan dolayı neredeyse kendimi bırakma noktasına gelmiştim. Doktorum pası bana atınca, kendime geldim, çünkü bu iş, olaya konsantre olmamı gerektiyordu, kendi bedenimi dinleyip haber vermeliydim. Bu arada kasılmaların resmen örnek grafikteki gibi olduğunu hissettim.

    Bu deneyimleri bir araya getirdiğin için tekrar teşekkürler! Eline, emeğine sağlık; ha bir de klavyene ;)

  3. ELİF LALE Says:

    Sevgili Elif’ten sonra Sevgili Evren’e deneyimlerini paylaştığı için teşekkürler… Gerçekten de çok yararlı oluyor bunlar. Sağlıcakla kalın!

  4. Evren Says:

    Elif Lale,
    Çok mutlu oldum yararlı olduğunu duyduğuma. Sen de sağlıcakla kal!


  5. Deneyimlerinizden faydalanacağımı umarak teşekkür ediyorum.. Sevgilerimle… Öylesine harika anlatıyorsunuz ki her yazınızı bir solukta okuyorum. 6 ay sonra bu deneyimlerimi bende sizlerle tekrar paylaşıcam ve eminim size çok minnettar olucam bu güzel yazılarınız için..

  6. Evren Says:

    Aysegul cok tesekkurler, sagolasin! Cok sevindim senin icin :)) 6 ay sonra demek! Sabirsizlikla bekliyorum paylasimlarini :) Saglikli, mutlu bir hamilelik ve cok guzel bir dogum diliyorum… Sevgilerimle :)


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 83 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: