Berna ve Ekin’in Hikâyesi

Aralık 23, 2009

~ 2 Ekim 2006, İzmir ~

Benimki planlı bir hamilelikti. Bebeğimiz olsun istedik, hemen doktorum Bülent Bey’e gittim, hangi test ve kontroller yapılması gerekiyor diye sordum.  Bunu gebelik planlayan tüm kadınlara öneririm. Vücudumun da beynim kadar hazır olmasını istemiştim. Doktorum bir liste verdi, ona göre tüm testleri yaptırdım. İyi ki de yaptırmışım, çünkü troid hormonlarımda problem olduğu ortaya çıktı. Bebeğin gelişiminde çok önemli rolü var bu hormonun, çünkü bebek anne karnındaki ilk 3 ay bu hormonu üretemiyor ve annesininkini kullanması gerekiyor. Annedeki yetersizse, bebek için ciddi sakıncaları var. Hamileliğim boyunca her ay troid seviyem kontrol edildi. Kansızlığım için iğneler yedim, biraz kilo aldım, çünkü çok zayıfımdır her zaman. Tamam hazırdım artık.

Ocak ayı son adet dönemimdi, ben şubat ayında daha adet olmama çok varken hamile olduğumu hissettim. Bu kadar erken hamile kalmış olmama ihtimal vermeyen eşim, “Dur bakalım, önce test falan yaptıralım” dedi.  Ama ben emindim.

Yanılmadım. Bebeğim içimdeydi artık. 6 haftalıktı ilk muayenemizde, varlığı kesinleşmişti. Doktorum çok tatlı ve sakin bir insandır. Ve insanı müthiş motive eder. Her endişemi ve merakımı sakinlikle giderdi. Elbette en temel istediğim, bedenim ve koşullar elverdiği müddetçe normal bir doğum gerçekleştirmekti. Doktorumla bunu paylaştım, beni destekledi. (Eşim zaten her konuda destekledi beni)

İlk 4 ay bulantı ve kusma dışında tüm hamileliğim çok rahat geçti. İlk 4 ay 4 kilo verdim toplamda 20 kilo aldım.  Büyük bir karnım vardı, ama kimse vücuduma bakıp 20 kilo aldığıma inanmıyordu. Hamileliğimden aklımda kalan en önemli şey kendimi çok neşeli ve mutlu hissetmemdi. Hep gülüyordum. Sürekli bebeğimin gelişimiyle ilgili yazılar okuyordum. Bol bol yürüyüş yaptım. Yaz hamileliği yaşadığım için bol bol yüzdüm. Koca karnım ve pespembe bikinimle plajda epey dikkat çekiyordum. Kendimi suda müthiş hafif ve rahat hissediyordum.

Negatif doğum hikayelerine kulaklarımı tıkayıp kendimi normal doğum için hazırlamıştım. Korkmuyordum ama merak ediyordum doğumda neler yaşayacağımı. Doktorum epidural önerdi daha rahat bir doğum için. Şimdi bir bebek daha düşünmememe rağmen, yeniden doğum yapacak olsam epidurali de istemezdim. Çünkü o kadar kısa sürede ve öyle rahat doğum yaptım ki son aşamadaki sancıları da yaşasaydım diye düşünüyorum.

Hamileliğimde 38. haftam bitmişti. 1 Ekim Pazar günü eşimle mutfağımıza halı seçmek için İkea’yı geziyorduk. O gün ne çok yürüdüm ne çok yordum kendimi anlatamam. Her zaman çok yürüdüğüm için bir dur diyen de olmadı. Mağazada bizi görüp “Doğum ne zaman?” diye soran arkadaşlarıma “bugün yarın” diyerek ve gülerek cevap verdiğimi şimdi de çok gülerek hatırlıyorum. Daha doğuma 10-12 gün falan vardı. Akşam eve gidip yemekler pişirdim, mutfağı topladım, saat 11.00’de ancak oturabilmiştim. Ve müthiş bir bel ağrısı hissetmemle kendime kızmaya başlamam aynı ana denk gelir. Bel ağrısı şiddetlenince gidip yatayım bari dedim, bu sefer de sürekli tuvalete çıkıyordum.  Barsaklarım deli gibi çalışmaya başlamıştı. Zaten son aylarda karnımın altına bir yastık, belimin altına bir yastık, bacaklarımın arasına bir yastık derken yatamaz olmuştum. Bir de bel ağrısıyla hiç yatamadım. Karnımın ağrımasını tuvalete çıkmamla ilişkilendirdim ama içimden bir ses farklı bir durum yaşadığımı söylüyordu. Sancı çektiğimi eşime söyledim. “A, o zaman ben yatayım sabah enerji lazım dedi” ve uyumaya devam etti. Hala bunu anlatıp dalga geçerim kendisiyle…

Saat 01.00’de sancılarım 4-5 dakikada bir şeklindeydi. Doktorumu aradım, “Hemen hastaneye gidin, ben geliyorum” dedi.  Hastaneye vardık. Beni muayeneye aldıklarında 4 santim açılmamın olduğunu söylediler. Evde 11.00-01.00 arası epey bir sancı yaşamışım yani. Hazırlık yapılana kadar 6-7 santim olmuştu, epidurali de o zaman uyguladılar. Hatta “Neden bu kadar geciktin gelmekte?” diye sordu anestezi uzmanı. Ondan sonrası sancısızdı, sohbetle ve beklemeyle geçti.  Eşim epey heyecanlanmıştı, doğumda bulunmak istemedi. Ben çok rahattım, hele epiduralden sonra epey keyifli olmuştum. Sonrası ıkınma faslı, birkaç denemeden sonra becerilebilen ıkınmalar, derken… Hastaneye 01.20’de varmıştık ben 04.20’de kızımın sesini duydum. “Ağlama anneciğim buradayım” dedim ve bir an sustu… Getirdiler yanıma kokladım, aslında biraz şaşkındım. Müthiş duygular hissetmedim doğrusu, şaşkındım sadece. Her şey kolay olmuştu. Bebeğim sağlıklıydı. “Bu bebek benim mi şimdi?” diye düşündüğümü hatırlıyorum. 9 ay içimde taşıdığım, deli gibi karnımda dönüp duran, hareketleriyle karnımı şekilden şekle sokan minicik varlık…

Benim derdim bir an önce emzirmekti. Beni hemen odaya götürdüler, bebeğimi yanıma getirdiler, hemen emmeye başladı. İşte o zaman çok rahatlamıştım. Müthiş bir mutluluk hissettim, bebeğim az önce karnımdaydı şimdi ise kucağımda… Kızım bir yenidoğan olarak çok güzeldi.

2 Ekim saat 04.20’de hayatımız bambaşka bir boyuta geçti. Eşimin sevinç gözyaşları, kucağımızda minik bir insan… Babasının sesini duyar duymaz kafasını sesin geldiği yöne çevirmeye çalışan mucizevi varlık. Dünya Mimarlık Günü’nde mimar annesi ve mimar babasına hediye olarak gelen pamuk kızımız Ekin. İyi ki doğurmuşum seni. İyi ki duydun seni çağıran sesimizi ve geldin dünyamıza.

Normal doğumun ve bebeklerini emzirmenin keyfini tüm anne adaylarının yaşaması dileğiyle…

Sevgiler,

Berna Günal KÜÇÜK – ekinvebiz.blogspot.com

Reklamlar

2 Responses to “Berna ve Ekin’in Hikâyesi”

  1. demet Says:

    bernacım hemen okudum gerçekten pozitif enerji saçıyor hikayen..ekin de deniz gibi ak pak doğmuş çok tatlı yenidoğan hali, hatlar surat aynı bir de hiç değişmemiş..
    sevgiler 🙂

  2. berna Says:

    Sağol Demet, gerçekten pozitif şeyler yaşadığım için sanırım.
    Ekin ak pak, yanaklar pembiş bir bebek olarak doğdu. En önemlisi de sağlıklı doğmasıydı elbette 🙂


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: