Doktorlar neden sezaryene yöneliyor?

Şubat 12, 2010

Bu sitenin Kaynaklar bölümünde de bulabileceğiniz Your Best Birth kitabı ve onun filmi The Business of Being Born, doğal doğum konusundaki önemli referanslardan. Amerikalı Talk Show sunucusu Ricki Lake ve yapımcı Abby Ebstein’in hazırladıkları ve her ikisinin de, başka birçok kadınınkiyle beraber doğum hikâyelerine yer verilen film ve kitap doğum ‘sektörünün’ nasıl işlediği konusuna dikkat çekiyor.

Her ne kadar film de, kitap da Amerika’daki istatistikler üzerine kurulu olsa da Türkiye ile büyük benzerlik gösterdiğini düşünüyorum.

The Business of Being Born filminin de, Your Best Birth kitabının da verdiği önemli bir mesaj var: Doktorlar canavar değiller. Tüm gebelerini planlı sezaryenle doğurtan doktorlar bile bu işi sırf daha çok para getiriyor, daha az zaman alıyor olduğu için tercih ediyor olmayabilirler (Yine de çok şüphe uyandırıcı olduğu kesin). Sezaryeni tercih eden doktorların bunu yapmalarının belki de ilk sebebi eğitimleri sırasında doğuma bir ‘problemmiş’ gibi yaklaşmaları gerektiğinin öğretilmesi. Doğumun kadın vücudunun rahatlıkla altından kalkabileceği bir doğal süreç olmasından çok, ‘kriz yönetimi’ gerektiren, en kısa sürede, en hızlı şekilde çözülmesi gereken bir medikal sorun olduğunun anlatılması…

Filmde tıp fakültesini yeni bitiren doktorlara “Kaç tane vajinal doğuma tanık oldunuz?” diye sorduklarında verdikleri cevap “Neredeyse sıfır” oluyor. Türkiye’de bu oran ne kadar bilmiyorum ama en azından büyük şehirlerde herhalde çok da farklı değildir.

Aşağıdaki alıntı Your Best Birth kitabından çeviri:

Doktorlarımızın anormal gebeliklerle ilgili her şeyi bilmelerini isteriz. Onlara bunun için para ödüyoruz. Ancak, doktorların gebelik üzerine aldıkları eğitimi göz önünde bulundurunca birçok doktorun gebelik ve doğuma neden ‘çözülmesi gereken bir kriz’ gözüyle baktıkları anlaşılıyor.

Eğer gebeliğinizde sorun var ya da bebeğiniz stres altındaysa, doktorların birikim ve tecrübeleri bebeğinizin güvenle doğması için çok önemlidir. Doktorlar, bundan kırk sene önce hiçbir şansı olmayacak olan bebekleri bugün rahatlıkla doğurtabiliyorlar. Ancak bir konuda bu kadar ehil olmanın bir de dezavantajı var. Eski bir deyişe göre, elinde çekiç varsa, gözüne her şey çivi gibi görünür. Bu benzetmeyi doktorlara uygulayacak olursak, ellerinin altındaki bu kadar muazzam medikal alet ve ekipmanı kullanmak için sebep arıyorlar.

Doktorlar iyi ki var. Tıp iyi ki ilerledi. Ama bunlar olurken doğumun doğallığı, normalliği, güzelliği keşke unutulmasa… Kadınların vücutlarının doğumun üstesinden gelmek üzere yaratıldığı hatırlansa… Doktor adayları doğal doğuma tanık olsalar, görseler, öğrenseler. Gebeler doğal doğumu araştırsalar, korkmasalar, kendilerini eğitseler, boyun eğmeseler.

Ne iyi olur…

Reklamlar

5 Responses to “Doktorlar neden sezaryene yöneliyor?”

  1. yasemin Says:

    Ben de doktorlarin sezaryene yonledirdigini, dogal dogumu destekleyen doktoru bulmanin cok zor oldugunu dusunur ve hic de madalyonun oteki yuzunden bakmazdim ta ki dogal dogum yapip doktoruma “tesekkur ederim, dogal dogumu hep desteklediniz, sezaryenin “s”sini sizden duymadim” dedigimde verdigi cevaba kadar :”Yasemin Hanim, siz dogal dogumu cok istiyordunuz ve buna hazirdiniz. Vucut yapiniz, catiniz mukemmeldi. Bunun yaninda sizinle iletisimimiz cok iyiydi. Ben neden sezaryen isteyeyim ki, o daha zor”.

    Iste o zaman anladim ki, klasik sezaryen sebeplerinden ote, eger doktor anne adayi ile arasindaki iletisimden emin degilse ki yasayanlar bilir, dogum sirasinda koordinasyonun hakikaten cok iyi olmasi gerekiyor; anne adayinin dogum sirasinda sorunlar yasayacagini hissediyorsa bazen doktorlar annenin ve bebegin sagligi icin sezaryene yonlendiriyor olabilirler. Kimimize bu cok iyi niyetli bir bakis acisi gibi gelebilir ama ben doktoruma guveniyordum ve onun cumlelerinden bunu anladim.

    Bu blogda yazan anneler, okudugum kadari ile gayet bilincli ama ya yeterince bilincli olmayanlar? Ya icten ice dogumdan korkanlar ama bunu dile getiremeyenler? Sizin yazinin sonunda dediginize “Gebeler doğal doğumu araştırsalar, korkmasalar, kendilerini eğitseler, boyun eğmeseler”, tamammen katiliyorum. Biz anneler- anne adaylari kendimizi ne kadar bilinclendirirsek, dogal dogum sayisi da bir o kadar artacaktir,buna inaniyorum.

  2. Ayca Says:

    hamile kaldıktan sonra, her ay doktor kontrolüne gidiyoruz, bir dünya para veriyoruz, zaman ayırıyoruz vs. Bilinçli olmak için illa bunların haricinde kendi kendimize oturup araştırmamız, okumamız, ve hatta üzerine bir sürü daha para verip kurslara gitmemiz gerekmemeli. Doktorumuz bu konularda bizi niye bilgilendirmiyor, doğumun evreleri, yapılabilecek müdehaleler, bunların avantajarı dezavantajları, çok mu zor? Sağlık sisteminde kesinlikle bu konuda bir reform yapılmalı diye düşünüyorum.
    Bir başka yönden bakınca da, doktorlar napsın, benim tanıdığım gebelerin çoğu zaten normal doğum yapmayı akıllarının köşelerinden bile geçirmiyor.
    Bir noktada görülüyor ki tavuk-yumurta paradoksu gibi..

  3. eda Says:

    nasıl doğum yapacaksın diye soranlara ‘NORMAL DOĞUM’ demeye korkuyorum.hatta dün bir arkadasım ‘mayıs ortası doğumum’ deyince ‘eh onu nasılsa mayısın ilk haftası alırlar’ deyiverdi.o kadar sıradan yani..
    ayca haklı ,evet her ay kontrole gidiyoruz,sürekli olabilecek en korkunç şeyleri hatırlatmaktansa ‘nasıl doğal doğum yapabilirsiniz ve neden yapmalısınız? ‘başlıklı bir broşür hazırlasalar ya..hangi hastanelerin ücretsiz kursları var hangi linklerden faydalanabiliriz vs.

  4. berna Says:

    Normal bir doğum sadece annenin “özel” isteği gibi olmamalı. Bu bir seçenek değil bence, dergilerdeki “normal mi sezaryen mi” yazılarındaki gibi annenin seçimi türü birşey olmamalı. Hem vücudumuz, hem bebeğimiz (sağlık koşullarının olumlu olması durumunda) doğum olayını gerçekleştirecek yapıdadır. Neden özel bir çaba gerekiyor, “normal” bir doğum için, gerçekten aklım almıyor…
    Anneler ve doktorlar bu işi “doğal bir süreç” gibi algılarlarsa, herşey daha kolay olacak gibi görünüyor… Sevgiler

  5. blogcuanne Says:

    YASEMİN – Söylediklerinde çok haklısın. Bu konuya yabancı, bilinçsiz anne adaylarına nasıl ulaşmalı, bilmiyorum. İş sadece doktorlarla değil, anne adaylarıyla da başlıyor.

    AYÇA – Çok doğru söylemişsin. Ben bu açıdan yaklaşan doğumumun nasıl olacağını heyecanla bekliyorum. Bilinçli bir gebeyim, ne istediğimi biliyorum, beni destekleyeceğine inandığım bir doktorum var, ancak “epidural aşığı” olarak nitelenen, epidural istemeyen kadınları “köylü” ya da “çağdışı” olarak nitelendirdikleri söylenen bir hastanede doğum yapacağım. Sonucu hepimiz göreceğiz.

    EDA – Lütfen bu tür yorumlara kulak tıkamaya çalış. Hatta yapabiliyorsan “ne münasebet?!” de diyebilirsin, ama bazen uğraşmamak en iyisi oluyor. Kesinlikle öyle olmak zorunda değil. Bunu biz biliyoruz.

    BERNA – Aynen… Dergilerdeki “hangi doğum yöntemi sizin için en iyisi? (a) normal doğum (b) sezaryen doğum (c)suda doğum gibi tuhaf yazılar beni de deli ediyor. SEZARYEN BİR DOĞUM YÖNTEMİ DEĞİL, BİR KURTARMA OPERASYONUDUR! Kaç kişinin, ne kadar bağırması lazım bu kavramın yerleşebilmesi için, bilmiyorum.

    Hepinize değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: