Defne’nin doğum hikâyesine başlamadan önce hayatımızın o dönemi hakkında bilgi vermeliyim.

Eşimin işi dolayısıyla ben 26 haftalık hamileyken İngiltere’ye yerleştik. Buradaki sağlık sistemi Türkiye’dekinden çok farklı. Hamilelik süresince kadın doğum uzmanları yerine ebelerle görüşüyorsunuz. Sadece, bir problem olması halinde sizi doktora yönlendiriyorlar. Hamilelik normal seyrediyorsa bütün hamilelik boyunca sadece 12. ve 20. haftalarda ultrasona giriyorsunuz. Doğumları da yine ebeler yaptırıyor, doktorlar bir komplikasyon halinde olaya dahil oluyorlar. Önceden kararlaştırılmış sezaryenle doğum çok çok nadir. Sezaryen, anne ve bebek için gerçekten gerekli ise başvurulan bir çözüm.

Devamı için tıklayın.

~ Zeynep ve Selen’in “17.03 Hikâyesi”, 17 Mart 2010, İzmir ~

Suda doğum gerçekleşebildiğini ilk duyduğum zaman kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum. Belki yeni ergen bir kız çocuğu belki de lise çağlarında bir genç kızdım. Ben de ileride öyle doğuracaktım, kararlıydım. Zannetmeyin ki çok anaç bir kadınım ve genç yaşlarımdan itibaren evliliğim ve doğumlarımla ilgili hayaller kuruyorum. Tam tersi. Çocuk yapmak için kendi isteği ile 30’lu yaşlarını beklemiş birisiyim. Nitekim kızım doğduğunda 32 yaşındaydım. Ama gittikçe modern yaşamın girdabına kapılıp gitmiş hayatımızda her şeyin olabildiğince doğal olması taraftarıyım. Bunu, kullandığım kozmetik malzemelerinde de, eve aldığım yiyecek içeceklerde de elimden geldiğince uygulamaya çalışan birisiyim.

Devamı için tıklayın.

Hamileliğinin sonuna yaklaşan birçok anne adayı doğumun ne zaman gerçekleşeceği konusunda endişelenmeye başlıyor. 40. haftaya doğru gelindikçe herhangi bir doğum işareti yaşamayan gebeler panik olup, doktorlarının da yönlendirmeleriyle suni sancı ve hatta sezaryen gibi müdahaleleri kabul edebiliyorlar.

Devamı için tıklayın.

Örnek doğum planı

Mart 8, 2010

İkinci bebeğimin yaklaşan doğumu için hazırladığım “doğum tercihlerim” listesini aşağıda paylaşıyorum.

İlk bebeğimin Amerika’da gerçekleşen doğumu için hazırladığım doğum planına daha önce burada yer vermiştim.

Devamı için tıklayın.

~ 3 Kasım 2007, Ankara ~

Mazeretim yok, doğurabilirim ben!

26 yaşındaydık; “ne zaman istersen o zaman gel” diye seslenmiştik evlendiğimiz gün eşimle beraber o zamanlar ortalıkta olmayan minik kızımıza… 2007’nin şubatında bir kış günüydü bu davetimizi ilan ettiğimiz tarih, ve yine aynı yılın kasım ayında gülümsedi Ceylin Naz’ımız bize… Yazarken 1-2 cümleye bile sığabiliyor bu mucize ama yaşarken bir ömür dar geliyor.

İşin duygusal boyutunu uzatmak niyetinde değilim aslında; amacım 41 hafta süren hamileliğimdeki iç sayıklamalarımı sizlerle paylaşmak…

Devamı için tıklayın.

Daha önce kızı YavruSu’nun “su gibi” doğumuna burada yer veren sevgili anne Evren, doğuma hazırlanan gebelere yardımcı olabilmek için kızının gelişini haber veren ilk kasılmayla onu kucağıma aldığı 3 saat 11 dakika arasında geçen zamanı şöyle anlatıyor:

Devamı için tıklayın.

Bundan birkaç ay önce, “çok satan” bir anne çocuk dergisinde bu soruya yer verilmiş, alternatifler olarak da şunlar dizilmişti:

(a) Normal doğum
(b) Sezaryen doğum
(c) Suda doğum
(d) Epidural doğum

Bu nasıl bir yanlışlık, nasıl bir kavram karmaşasıdır?

Aşağıdakileri bilmek için tıp fakültesi bitirmiş olmak gerekmiyor:

Devamı için tıklayın.

Denizhan Bebek ve Kiraz Çekirdekleri…

~ 6 Ağustos, 2009, İstanbul ~

Eşim Ali ile beraber 2009’un Haziran ayında Jale Özen Dural ve Dr. Hakan Çoker’den Doğal Doğum Eğitimi aldık. 6 Ağustos’ta oğlumuz Denizhan dünyaya geldi. Bu süreci hamileliğimden başlayarak paylaşırsam, belki başka anne-baba adaylarına fikir verebiliriz…

Devamı için tıklayın.

~ 3 Temmuz 2009, İstanbul ~

Çalışan bir anne adayıydım, İstanbul’da yaşıyordum ve ODTÜ’de doktora çalışmalarıma devam ediyordum. Ne işimi aksatmak istiyordum ne de evimi, bir de doktoram doğumdan önce bitsin istiyordum. En önemlisi bunca koşuşturmanın arasında her şeyin yolunda gitmesini ve normal doğum yapmayı diliyordum.

Devamı için tıklayın.

Özel günler arasında en dışladığım günlerden biri olan Sevgililer Günü’nün 1996 yılından beri benim için farklı bir anlamı var: Sevgili köpeğimiz Paphia’nın doğum günü.

Paphia’nın doğumu ise benim ilk DOĞAL DOĞUM tecrübem olarak hafızama kazındı.

Devamı için tıklayın.