Daha önce kızı YavruSu’nun “su gibi” doğumuna burada yer veren sevgili anne Evren, doğuma hazırlanan gebelere yardımcı olabilmek için kızının gelişini haber veren ilk kasılmayla onu kucağıma aldığı 3 saat 11 dakika arasında geçen zamanı şöyle anlatıyor:

Devamı için tıklayın.

Doğum nasıl bir şey?

Aralık 29, 2009

Doğal ya da normal doğum yapmanın karşısındaki en büyük engel doğumla ilgili korkulardan ve çizilen yanlış imajlardan kaynaklanıyor.

Gerek geniş bütçeli, çok ses getiren Hollywood filmlerinde, gerekse Yeşilçam klasiklerinde doğum yapan kadınları hep görürüz: Bağırıp çağıran, kan ter içinde kalmış, kocasına küfreden, ağlayan, ortalığı birbirine katan, mutsuz, çaresiz kadınlardır bunlar.

Peki, ama her doğum böyle olmak zorunda mı? Doğum sırasında kadınlar bu kadar çaresiz, bu kadar saldırgan, ama aynı zamanda bu kadar da teslimiyetçi mi? Doğum gerçekten böyle mi?

Devamı için tıklayın.

Dalgalarla Dünyaya…

Aralık 11, 2009

Doğal doğumla ilgili okuduğum tüm kitaplarda, katıldığım derslerde doğum sancılarından “Sancı” değil, “dalga” şeklinde bahsedildi. Amerika’da yaşarken katıldığımız HypnoBirthing derslerinde de tıbbi bir terim olan “contraction” değil, yine “dalgalanma” anlamına gelen “surge” diye bahsedilirdi doğum sırasında yaşanan hislerden.

Bebeğini normal doğumla kucağına alan sevgili Evren, bir kitapta okuduğu benzer bir yaklaşıma blogunda yer vermiş. Doğumun ne kadar doğal bir süreç olduğu konusunda şimdiye kadar özümsediğim her şeyi çok güzel özetliyor. Evren’in izniyle burada paylaşıyorum. Orijinali Evren’in blogu Basit Bir Yaşam‘da… (Paylaşmak istediğiniz doğal ve normal doğum içerikli yazılarınız varsa bana blogcuanne@gmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.)

Devamı için tıklayın.