~ 7 Ocak 2009, İstanbul~

Kendimi bildim bileli çocukları hep sevdim. Büyük aile hayalleri kurduğumu hatırlarım hep, koşullar elverse, 4-5 çocuk yaparım derdim. Ama üniversite sonrası iş-güç, yeni bir hayat düzeni kurmak, yürümeyen bir ilk evlilik, sonra hayatımın aşkı ile tanışıp evlenmek, vesaire derken bir de baktım ki yıllar geçip gitmiş, 35’e yaklaşmışım. İçimdeki bebek isteği zirve yapmıştı artık. Eşimle, 2008 başında bebeğimiz için çalışmalara başlamaya karar verdik. Canım kızım bizi hiç zorlamadı ve ikinci denememizde hayatımıza girdi. Böylelikle doğanın en güzel mucizelerine şahit olduğum, birebir yaşadığım o büyülü süreç başlamış oldu.

Her anne adayı gibi, 6. haftada o minicik varlığın kalp seslerini duyduğumda, heyecandan yüreğim ağzıma geldi, mutluluktan havalara uçtum. Kızımın ilk kıpırtılarını hissettiğimde, iş için Londra’ya gitmiştim, kendime ayırabildiğim bir akşamüstü Hyde Park’ta sincapları seyrediyordum. Birden karnımda bir “pıt!” hissettim, hani su dolu koca bir leğene küçük bir taş atarsınız ve taş suyu havaya sıçratırken hafif bir dalgalanma olur ya. İşte öyle hafif ama güzel, unutulmaz, ifade edilmesi zor. Hyde Park’ta yaşadığım o an, kızımla bize özel harika bir an olarak hafızama kazınmıştır. Tabii, ilerleyen haftalarda hareketler öyle “pıt” olarak kalmadı, gayet fıkır fıkır, kıpır kıpır bir hal aldı. Karnımın içinde dans eden, türlü zıpırlıklar yapan bir yumurcak vardı, ve ben ona çoktan âşık olmuştum. Devamı için tıklayın.

Reklamlar

~ 4 Ağustos 2010, İstanbul~

Dört gözle bekliyordum doğum hikâyemi yazacağım zamanı. Doğum sonrası yazmanın biraz zaman alacağı, benim de hiç acele etmeyeceğimi düşünememişim. Bugün kızımın 11. günü ancak zaman ve yeterli motivasyonu sağlayıp oturuyorum bilgisayar başına.

3 Ağustos salı öğlen, eşimle kalkıp rutin muayenemize gittik hastaneye. 39 hafta 3 günlüktü hamileliğim. Doktorumuz vajinal muayene yaptı. Son söylediğinde olduğu gibi bebeğin doğum yoluna hala girmediğini, rahim ağzının arkaya dönük olduğunu, pazardan önce bebeğin gelmesinin zor olduğunu söyledi. Bir yandan canım sıkıldı bekleme işi devam edecek diye bir yandan da tam zamanında gelecek diye sevindim. Doktorumla pazarlık yaptık. O “cuma gel kontrole” dedi. Ben “Çok yoruluyorum geldiğimde, pazartesi geleyim yaa, arada doğum olursa gelirim işte.” dedim. En ufak tuhaf şeyde kontrole geleceğime söz verdikten sonra pazartesi gününde anlaştık. Devamı için tıklayın.

~ 30 Temmuz 2008, Boston ~

Doğrusunu söylemek gerekirse hamileliğe de doğuma da psikolojik olarak hazırlıklı değildim ilk hamile kaldığımda. Fakat bebeğimin içimde geçirdiği 9 ay benim için büyük bir değişim süreciydi. Çok çalışıp profesör olamaya çalışan bilim kadını kimliğimin ikinci plana geçmesini ve anne kimliğinin yavaş yavaş gelişmesini hayretler içinde izledim. Hamilelik ve doğum deneyimim belki kişisel olarak en büyük ve en doyurucu zamanlarından biriydi hayatımın.

Devamı için tıklayın.

~ 14 Haziran, 2009, Brüksel ~

Kızıma hamile olduğumu, eşimin tayini nedeni ile daha yeni taşındığımız Brüksel’de öğrendim. Geleli sadece 2 ay olmuştu ve ben çok zor günler geçiriyordum. Hiç kimseyi tanımadığımız bu ülkede sıfırdan bir hayat kurmaya çalışıyorduk eşimle. Ailem yoktu yanımda, dostlarım da bir telefon uzaklığında değildi artık. Yoğun çalışmaya alışmış biri olarak, bütün gün evde oturmak çok zor geliyordu. Günler böyle geçip giderken hamile olduğumu öğrendim ve kızım uğuru ile birlikte geldi. İş buldum, çalışmaya başladım. Arkadaşlar edindik, ve şehirden keyif almaya başladık..

Devamı için tıklayın.

~ 10 Haziran 2009, İstanbul ~

2003 yılında evlendik eşimle. İş güç eşimin askerliği falan derken ancak 2006 yılında çocuk istediğimize karar verdik. Uzun bir süre bekledik o mutlu haber için ama bir türlü olmuyordu. Tetkikler sonucunda ikimizde de bir sorun yoktu. Hep içimden zamanı geldiğinde olur mutlaka diyordum ama her ay yaptığım gebelik testlerinin sonuçları negatif çıkınca birkaç gün yanıma kimse yanaşamıyordu. Hıncımı onlardan çıkarıyordum.

Devamı için tıklayın.

~ 26 Ocak 2009 ~

1 yıl…

Tam bir yılda gelmeye karar verdi kızımız.

Hamile kalmaya çalışırken yıpranan sinirlerim hamileliğim boyunca alınmış gibiydi. İlk birkaç ay çektiğim bulantılar dışında her şey çok iyi gitti.

Devamı için tıklayın.

~ 2 Ekim 2006, İzmir ~

Benimki planlı bir hamilelikti. Bebeğimiz olsun istedik, hemen doktorum Bülent Bey’e gittim, hangi test ve kontroller yapılması gerekiyor diye sordum.  Bunu gebelik planlayan tüm kadınlara öneririm. Vücudumun da beynim kadar hazır olmasını istemiştim. Doktorum bir liste verdi, ona göre tüm testleri yaptırdım. İyi ki de yaptırmışım, çünkü troid hormonlarımda problem olduğu ortaya çıktı. Bebeğin gelişiminde çok önemli rolü var bu hormonun, çünkü bebek anne karnındaki ilk 3 ay bu hormonu üretemiyor ve annesininkini kullanması gerekiyor. Annedeki yetersizse, bebek için ciddi sakıncaları var. Hamileliğim boyunca her ay troid seviyem kontrol edildi. Kansızlığım için iğneler yedim, biraz kilo aldım, çünkü çok zayıfımdır her zaman. Tamam hazırdım artık.

Devamı için tıklayın.