Özel günler arasında en dışladığım günlerden biri olan Sevgililer Günü’nün 1996 yılından beri benim için farklı bir anlamı var: Sevgili köpeğimiz Paphia’nın doğum günü.

Paphia’nın doğumu ise benim ilk DOĞAL DOĞUM tecrübem olarak hafızama kazındı.

Devamı için tıklayın.

Aşağıdaki yazı, daha önce Anneliğe Doğmak adlı yazısını burada paylaşmama izin veren Op. Dr. Hakan Çoker‘e ait. Doğum hakkında bilinçlenmek isteyen tüm anne adaylarının okuması gerektiğine inanıyorum. Paylaşmama izin verdiği için Dr. Çoker’e teşekkür ederim.

Blogcu Anne

Hamilelik ve özellikle doğum konusu açıldığında, size pozitif beklentilerden çok, karşılaşacağınız riskler sunulur. Hatta birçoğunuz, doğumu düşündüğünüz zaman sadece risklere ve bunları önlemeye odaklanırsınız. Birçok doktor ve aileden şu cümleleri sık sık duyabilirsiniz:

Bebeğin şimdiden büyük, riske atmayalım!

Suyu sanki azalmış gibi, riske atmayalım!

Plasenta yaşlanıyor, riske atmayalım!

Zor bebek sahibi oldun, riske atmayalım!

Devamı için tıklayın.

Anneliğe Doğmak

Aralık 25, 2009

Copyright: Sophia Breillat http://www.wildheartwisdom.com

Daha önce “Dalgalarla Dünyaya” isimli güzel yazısını burada yayınlamama izin veren sevgili Evren, doğum yaptığı hastanedeki doğum servisinin duvarında “Her bebekle birlikte bir de anne gelir dünyaya…” yazdığını söylemiş. Bu deyişi daha önce de duyduğumda çok hoşuma gitmişti.

Türkiye’deki Doğal Doğum akımının önde gelen isimlerinden Dr. Hakan Çoker de bu deyişi pekiştiren çok güzel bir yazı yazmış. Paylaşmama izin verdiği için kendisine teşekkür ediyorum.

Devamı için tıklayın.

Aşağıdaki yazıya bu web sitesini başlatmadan önce Zeynep’in blogunda rastlamıştım. Beni çok etkilemişti.

Pozitif Doğum Hikâyeleri blogunun amacı güzel doğum hikâyelerine yer vererek korku hikâyelerini bertaraf etmenin yanı sıra, doğumun gerçekliğine dikkat çekmeyi de içeriyor. Annelerin birinci ağızdan anlattıkları hikâyelerin ürkütücü unsular içerdiği düşünülebilse de doğumun ve sonrasının tüm gerçekliğiyle gözler önüne serilmesinin birçok anne adayına doğum olayıyla ilgili beklentilerini gerçekçi kılma açısından faydası olduğuna inanıyorum.

Bu bağlamda bu içten yazısına yer vermeme izin verdiği için Zeynep’e çok teşekkür ediyorum.

Blogcu Anne

Devamı için tıklayın.

Blogcu Anne‘nin notu: Aşağıdaki yazıyı HypnoBirthing: The Mongan Method adlı kitaptan çevirerek derledim:

Tablo: Mother and Baby, Fanny Diaz

Milattan önce 3000’li yıllarda kadınlar bebeklerini herhangi bir komplikasyon olmadıkça doğal ve sıkıntısız bir şekilde doğururdu.

Dünyanın birçok yerinde hayat doğa ve annelik üzerine odaklanmıştı. İnsanlar Tabiat Ana’ya, Dünya Ana’ya, Yaratıcı Ana’ya saygı duymaktaydı. Kadınlara “hayat verici” gözüyle bakılmaktaydı.

Cinsel ilişki ve gebe kalma arasındaki bağ henüz kurulmadığından kadınların kendi istekleriyle gebe kalıp çocuk doğurduklarına inanılmaktaydı. Yaratıcı güçleri olduğundan kadınlar tanrısal konuma eş görülmekteydiler.

Devamı için tıklayın.