~18 Haziran 2010, İstanbul~

Öncelikle şunu belirteyim: Doğumum tahminimden çok daha kısa süreli ve çok daha az ağrılıydı. Belki de bundan üç sene önceki ilk doğumumun sezaryenle noktalanmış olması ve benim hiçbir koşulda aynı şeyleri tekrardan yaşamak istememem ikinci doğumum sırasındaki acıyı çok daha dayanılır kıldı, bilemiyorum. Ancak şunu da eklemem gerekir: Ağrı eşiğim oldukça yüksektir. Omuriliğime dövme yaptırırken neredeyse uyuyakalmıştım.

Hamileliğimin 39. haftasında bir Perşembe akşamı… Karnım taş gibi. İçimden spor yapmak bile gelmiyor, ki tutkunuyumdur. Devamı için tıklayın.

Reklamlar

~ Zeynep ve Selen’in “17.03 Hikâyesi”, 17 Mart 2010, İzmir ~

Suda doğum gerçekleşebildiğini ilk duyduğum zaman kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum. Belki yeni ergen bir kız çocuğu belki de lise çağlarında bir genç kızdım. Ben de ileride öyle doğuracaktım, kararlıydım. Zannetmeyin ki çok anaç bir kadınım ve genç yaşlarımdan itibaren evliliğim ve doğumlarımla ilgili hayaller kuruyorum. Tam tersi. Çocuk yapmak için kendi isteği ile 30’lu yaşlarını beklemiş birisiyim. Nitekim kızım doğduğunda 32 yaşındaydım. Ama gittikçe modern yaşamın girdabına kapılıp gitmiş hayatımızda her şeyin olabildiğince doğal olması taraftarıyım. Bunu, kullandığım kozmetik malzemelerinde de, eve aldığım yiyecek içeceklerde de elimden geldiğince uygulamaya çalışan birisiyim.

Devamı için tıklayın.

Aşağıdaki linklerde Amerika’da bebeklerini Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum (SSVD) ile dünyaya getiren üç annenin hikâyesi anlatılıyor.

> İlki, CNN’den bir haber.

> İkincisi, fotoğraflardan oluşan bir hikâye…

> Üçüncüsü ise video görüntülerinden oluşuyor. (Bu videoda sezaryenle doğumun nasıl yapıldığı da gösteriliyor)

Devamı için tıklayın.

Sezaryen Sonrası Vajinal (ya da normal) Doğum, kısaca SSVD, Türkiye’de yenice konuşulmaya başlanan bir konu. Oysa, çok az da olsa, daha önceden sezaryenle doğum yapmış kadınlara vajinal doğum yaptıran doktorlar olduğu gibi, ilk (ya da ilk birkaç) doğumu herhangi bir sebepten ötürü sezaryenle gerçekleşen, takip eden doğumunu ise normal yapmak isteyen birçok kadın var Türkiye’de… Çünkü belirli şartların sağlanması dahilinde SSVD yapmak mümkün…

Devamı için tıklayın.

~2 Ocak 2004, Ankara~

Aslında serüvenimi anlatmaya ta en başından başlamam gerek…

Yıl 1999. İlk çocuğum Meriç’in doğumuna çok az kalmış. Ben ısrarla normal doğum istiyorum ama içimde bir his hep bir şeylerin ters gideceğini söylüyor. Derken 40. hafta geliyor ve benim ilk doktorum, durup dururken, “Gel hadi, boş ver bebeği alalım sezaryenle” diyor. O kadar sinirleniyorum ki bu dediğine, hemen terk ediyorum adamı. Ve yeni doktor arayışları.. Derken ikinci doktor Nilgün Hanım’ı buluyoruz iyi referanslarla. Her şey iyi, bebeğin durumu iyi, suyu iyi, biz bekliyoruz. 42. haftaya gelince bizim doktor “suni sancı verelim, bebek doğacağı varsa normal olarak doğar” diyor ve ben kabul ediyorum.
Devamı için tıklayın.